. . .
. . .
. . .
. . .
Birikti uğrunda döktüğüm yaşlar
Al götür vicdansız, ruhun yıkansın.
Her günüm hasretin zulmüyle başlar,
Ahımı hak ettin ciğerin yansın…
Bilseydim duyguya yer yok dininde,
El pençe durmazdım hain önünde
Kapkara yas tuttum doğum günümde,
Neşemi yok ettin ciğerin yansın…
Doğuştan sevgiye aşka meyildim
Kimsenin lutfuna muhtaç değildim
Bir sana diz çöktüm sana eğildim
Canıma tak ettin ciğerin yansın…
Sen ince ağrımdın veremdim sana
Âleme haramdım, haremdim sana
Aşkınla tutuşan keremdin bana
Aslıdan çok ettin ciğerin yansın…
Düşsemde kalkarım tutma elimden
Gururum merhamet ummaz zalimden
Beddua çıkmazdı şair dilimden
Sabrımı tükettin ciğerin yansın…
Sineni kaplasın bu olmaz yara
Hayatın boyunca gölgemi ara
Değil mi sen benim yüzümü kara
Saçımı ak ettin…
Ciğerin yansın, ciğerin yansın, ciğerin yansın…
18:06 - 19/2/2008 - {4} -
Merhaba arkadaşlar.
Artık buradan İSMEK halkoyunları kurslarımızla ilgili herşeyi görebilecek, diğer arkadaşlarımızında katılımıyla çalışmalarımıza güzel anlamda etki edecek bir çok şeyi paylaşabileceksiniz. Sizlere yapılacak duyurular buradan ulaştırılacak. Artık burayı takip etmek durumundasınız. İnternette gezinirken sadece buraya bir dakikanızı ayırmanız kurslarımızla ilgili merak edilen yada bilinmesi gereken bir çok şeyi çabuk bir şekilde öğrenmenizi sağlayacaktır. Hoşça vakit geçirmeniz dileklerimle...
Ümit KARTAL
İSMEK
Halk Oyunları Eğitmeni
23:51 - 20/10/2007 - {6} -
Kategori: Belirtilmemiş

Şehitlerimize Allah tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz... Acımız büyük. Ulus olarak kenetlenmemizin vakti. ''Tarih Böyle Bir Hadiseyi Kaydetmemiş'', Kaydetmeyecektir Atam...
02:27 - 17/10/2007 - {1} -
Kategori: Belirtilmemiş
Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye? Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye? Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren? Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline? Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde? Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı? Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı? Hangi cama kafa atsam? Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam? Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam. Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam. Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür? Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür? Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine? Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene? Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın? Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın? Hiç sanmam! ... Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! . Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz. Hangi mübarek dua, Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye? Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye? Olur mu be! . olur mu? Bu da benim gibi adama yapılır mı? Aşk dediğin mendil mi? Buruşturup bir kenara atılır mı? VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden? Hangi pense kopardı bizi birbirimizden? Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini? Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini? Hangi yaldızlı otel çarşaf serip barındırdı? Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı? Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti? Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
Dağ gibi adamı eze eze! ..... Hangi anası tipli parlak çömeze, Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze? Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı? Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı? Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı? Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı? Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni? Ve! .. Hangi su bağışlatır? Hangi musalla temizler seni?
Bu Nasıl Ayrılık? ...
02:02 - 6/8/2007 - {16} -
Kategori: Belirtilmemiş
Evettt.. Bugün bayram gibiydi her taraf.. Sokaklar caddeler arabalar insanlarr... Herkes bir telaş içerisinde. Kimisi emin kendinden, kimide mühürünü vuracağı kağıtların üzerindeki şekilleri toparlamaya çalışıyor kafasında. Aman yanlış yere atmayım. Ziyzn olmasın oyum falan filan.. Evim Oyumu kullandığım okula 100 metre mesafede ve sabahın erken saatlerinde kullandım oyumu.. Kalabalık ve sıcak durumlarını bir arada düşünemediğimden güzel uykumdan feragat edip hemde:))) kimsecikler yoktu 5 dakikada işimi bitirdim ve balkonda güzel bir sabah kahvaltısıyla başladım gelip gecenleri izlemeye.. Bir yandan çay bir yandan müzik diğer yandan evimizin önünde park etmeye çalışan arabalar.. Herkes ama herkes evimizin etrafındaydı...
Ama görünen oki; biz bu seçim işinide abarttık. Tıpkı stadlardaki taraftarlar gibi biz görevimizi yaptık davranışları ve beklentler. Sandık başında kavgalar, bayrak üstüne bayrak asmalar, küfürler , tezahuratlar... Aynı futbol gibi.. İçerik spor ama dışı aman aman:)) Canımı sıkan insanların tutarsızca davranmaları yanında kime neden oy attıklarını çözememiş olmaları. tuhaf tuhaf beklentiler, Kafalarda şekillendirilmiş şeyler. İlginç üzücü ve de komik. Üçü bir yerde :)) Ve artık heralde maçtan galibiyetle ayrılacak takım şekillenmiş olsa gerek. Kaybedene üzülme kazanana tebrikler demiycem elbet. Ama tek istediğim bu vatan için bu millet için hayırlı olması. Artık analar ağlamasın, kışlalar huzurlu olsun, yolsuzluk, uğuşturucu, ne biliyim saymakla bitmezki demek istemiyorum ama bitsin artık. Huzurlu olmak hepimizin hakkı değilmi? birilerinin bunları bize çok görmemesi lazım. Kiminle nasıl olacak bilmiyorum ama dedimya inşallah bu millet için bu devlet için en hayırlısı olur...
Şükür buda bitti.. Daha fazla canlar yakılmadan...
01:55 - 23/7/2007 - {4} -
Kategori: Belirtilmemiş
Gittide gitti sevgilim gitti, Ardına bile bakmadan terkedip gitti, Bu gönül onundu almadan gitti, En güzel ümidimi en güzel yıllarımı çaldıda gitti,
Bir gönül oyunu oynamıştı benimle, Kaybeden ben oldum,kendi ellerimle, Yaşamadım böyle derdi daha beter yerine, Başbaşayım talihimin en acı kaderiyle,
Beklemek faydasız, dönmeyeceksin, Anladımki beni inandımki beni sevmeyeceksin, Başka bir sevgili bulmuşsun dediler, Korkarım benim gibi onuda perişan edeceksin, Korkarım benim gibi onada mutluluk vermeyeceksin,
Bir gönül oyunu oynamıştı benimle, Kaybeden ben oldum,kendi ellerimle, Yaşamadım böyle derdi daha beter yerine, Başbaşayım talihimin en acı kaderiyle...
03:59 - 18/7/2007 - {3} -
Kategori: Belirtilmemiş
|
Her diriliş
Yıkılışın izlerini taşır;
Ve bilir miydin?
Rüzgâr bu yüzden
Hiç bir cam kırıntısını savuramaz. |
|
|
18:20 - 17/7/2007 - {yok} -

Emanetinin Bekçileriyiz...
Aldırma Olanlara,
Sen Rahat Uyu ATAM.
Biz Hallederiz!!!
02:35 - 9/7/2007 - {1} -
Kategori: Belirtilmemiş
İşte Geldik Gidiyoruz!!!
Neleri taşıyormuş aslında bünyesinde. Öyle ya! Nede çabuk unutuvermişiz nereden geldiğimizi.. Bunu nelerin unutturduğunu düşünsek belki bir bukadar daha ömür ister ya. İşte hatırlamaya çalışınca anlıyor insan. Olmakla olmamak arasında.. Ağlamak istiyorum dişlerimi kanatırcasına. Geceleri gökyüzünde dolaşmak kuşlar gibi. Kanatlanıp uçmak. Sırtımı yaslayıp toprağa herşeyi geride bıraktırabilecek bir nefes almak istiyorum. Çocukluğumun gül kokulu bahçeleri geliyor aklıma, burnumun ucunda silgi kokusu kalmış yıllarım. Tüylerim diken diken oluyor ya; bir damla gözyaşı yaşanmışların anısına... ne kadar garip değilmi? bizden önce gidenlerin yanında yer alacak olmamız.. Geç kalan yine biz olacağız... Yılın belli zamanlarında da olsa hatırlanacak olanlardan olacağımız.... Nede yakın aslında bize uzak dediğimiz.. Ciğerlerimi yakarcasına çalan şu Ney in sesi hiç gitmesin istiyorum kulaklarımdan.. O çalsın ben yanayım, o yansın ben taş olayım, küllerine yoldaşş...
İşte diyorum iştee.. Geldikkk Gidiyoruzzz....
01:44 - 3/7/2007 - {5} -
Kategori: Belirtilmemiş
Bu gün ordaydım Aynı yerde, aynı evde Aynı kapıdan girdim içeri Tesadüf bu ya aynı anahtar kalmış bende
Sandalyede yeleğini unutmuşsun, Masada kahkahanı, Mutfak da bardağını. Salon da duruşunu unutmuşsun.
Sonra yan oda da hıçkırığını, Koridorda gözyaşlarını. Kapıda çarpıp çıkışını unutmuşsun. Bir çiçeğin zehri düşmüş zigon sehpaya. Bir rujunun rengi düşmüş oval aynaya. O kavgadan arta kalan kırık vazoyla. İkimizin kalbi düşmüş tozlu balkona
Duvardaki resminde gülüşün kalmış. Son içtiğin fincanda dudak izlerin. Portmantonun yanında gidişin kalmış. Kapıda bıraktığın ayak izleri.
Yastığının üstünde saçını buldum. Posta kutusunda mektuplarını. En son dinlediğin şarkını buldum O hicazda kalmış göz yaşlarını.
Yazan böyle yazmış demek şarkıyı. Nasıl anlam buldu sen olmayınca Neyleyim köşkü, neyleyim sarayı İçinde salınan yâr olmayınca...
00:58 - 24/6/2007 - {14} -
|